
grunge saatleri
akşamüstü oldu. kurt cobain'e ne olmuş. internet bir ara yavaşladı, birden afalladım, gözlerimi ekrandan alamıyorum hala. fişim çekilmiş gibi......serverı açtım.yavaş çok yavaş bu teknoloji. sonra connect.....
ALOHA
bir hırkam vardı, giyinirdim. oradan oraya atlamalar? bilmemekten mi? bilmek istememekten mi? toplantılar yaptı beni böyle. mavi yakaları dik adamlar ve bukalemun kadınlar iş üstünde hallerinde. ne işim varsa? işim mi var? kelimeleri var onların, kendilerine özel, her havada değişen bulutlar gibi. sonra samimiyet. -özel hayat zaafları- zarfları atılıyor ortaya. mesajlar bomb-ar-dıman. ben de netlik yok. decoder taktırmamışlar, bizim seri böyle?
-haydi yürüyün yine cizgili çoraplardan ve kahverengi botlardan alalım
en renkli boyaları açık tenlerimize sürelim
müziğin sesi sonuna kadar,
bağırsın bağırabildiği kadar bütün glamourlar
ne kadar kontrast varsa,
hepsini hepsini kullanalım
üfleyelim sürekli uzağa doğru
karıştıralım herşeyi birbirine karmakarışık olalım sonunda
önümüze bakıp kamburlarımızı iyice çıkartalım ki daraltalım çemberimizi-
show must go on+
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder