
radyo masumdur
radyo olabiliriz, o frekansdan bu frekansa geçebilir, analog sistemle çevrilebiliriz. kapalı da durabiliriz, ama açıldığımızda hep bir süprizimiz vardır, nacizane. herkesin bir hikayesi yok mu efendim? duyargalarımız yok mu? radyo da pekala eklembacaklılar gibi bir familyadır, mıdır?fazlası eksiği tartışılmaz, o şu bu biraraya gelmiş, uygun ortamda demlenmiş varolmuştur. ee canım hiçbirşeyde yoktan varolmadı ya. üstüne evrimini de geçirmektedir, hem düşünsel, hem biyolojik olarak. bak televizyon öyle değildir mesela, o sonradan görmüştür. kıçını görüp, ahhh ne büyük yaram var demiştir ki, kediler asla böyle bişi yapmaz. radyo hiç kayıt yapmaz, ne varsa bilinçaltında onu döker. tabi birinin, birilerinin, havanın, bulunduğu yerinde önemsenecek etkisi vardır elbet. dolapdere'de mesela radyo eksen çekmiyor, açık radyo ehh. ee zaten radyo da eski, benimkisi. yeni radyolar öyle mi canım, canavar gibiler. gitgide daha çok çekiyorlar da, üzülüyorum onlar için. aman efendim bir karmaşa, dijital ekranlar, düğmeler, ayarlar, falanlar filanlar...halbuki radyo ne masumdur, çevir çalsın, çal oynasın. tabiatı sadedir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder