başlıksız bir yazı yazma niyetindeyim. bir radyo olarak insanların her şeye başlık koyma, tanım yazma ve kategorileme hastalığına kapılmadım. basit bir radyo olarak, çevremde yayın yapan her şeyi çekerim, yani kendi çoğrafyamı yansıtırım sadece.
gelelim bu yazıyı yazma nedenime: yaşımı geriye doğru yaşıyorum. şöyleki: 70 yaşındaysam eğer (her şeyin bir sonu vardır evet, ben 70 küsürlerde ölecekmişim hissiyatındaim.) , insanların içinde 1 yaşında gözüktüğüm zamanlara denk gelir bu. mesela 20 yaşında aslında, 50'lerimi yaşıyordum... gelelim şimdiye. 30 yaşa frekans dayıyorum ve bu hissiyatı hiç bilmiyorum. çünkü hem gösterdiğim yaştayım, hem de gerçekten nüfus kağıdımın gösterdiği. daha önce hiç yaşanmamış bir anı yaşamamıştım hiç. dejavu içinde yüzen benliğim, sahipsiz sokak köpekleri gibi şimdi.
bu yaşımda bana amansız bir rakip olan internetten bahsetmek istiyorum. kıskanıyorum interneti, hem de her şeyini. engin bir deniz ve yapabileceklerinin kesinlikle alt/üst herhangi bir sınırı yok. frekansını alabildiğim arkadaşlarımla beraber şu internete bir gün gösterme operasyonu içerisindeyim.
sevdiğim müzisyenleri google arama çubuğuna yazıyorum ve pat. bir sürü link çıkıyor, sürüyle bilgi. flickr'a yazıyorum, bir sürü fotoğraf, o fotoğrafları çeken insanların, diğer fotoğraflarından başka müzisyenlerle tanışıyorum. şaşılacak şey. ya lastfm, diyecek hiç birşey yok! bravodur, yaşasındır. biraz daha derinleştirip, şu albüm kapağını kim yapmış diyorum, aaa ona da ulaşıyorum. sonra portfolyo sayfalarına ulaşıp, oradan diğer alanlarda üretim yapan başka kimselere sıçrayabiliyorum. inanılmaz bir ağ. ulaş ulaş bitmiyor edata...
hadi bağlanalım: connect please!!!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder